Donizetti'nin Caterina Cornaro operası

-
Aa
+
a
a
a

Gaetano Donizetti, 19. yüzyılın en tanınmış dört İtalyan opera bestecisinden biri. Ötekiler, Rossini, Bellini ve Verdi. Donizetti’nin dünya opera repertuarı çerçevesindeki en tanınmış iki operasından biri Lucia di Lammermoor öteki de Don Pasquale. Biri trajedi diğeri komedi türünde olan bu iki opera Donizetti’nin öteki operalarını uzun yıllar gölgede bıraktı. Oysa, besteci kadın sesi için opera repertuarının en görkemli kadın kahramanlarını yaratmıştı birbiri ardına ve bu kahramanları 20. yüzyılda yeniden canlandırmak da bir Türk sopranosuna yani Leyla Gencer’e nasip olmuştu.

Donizetti’nin kraliçeleri arasında Anna Bolena, Maria Stuarda, Caterina Cornaro, Elisabetta, Lucrezia Borgia vardı. Bir de Roberto Devereux operasında da İngiltere kraliçesi Elisabeth yine karşımıza çıkıyordu.

Leyla Gencer

Anayolun dışında kalmış olan Caterina Cornaro operası 1844 yılında Napoli San Carlo opera binasında bir kez sahnelenmiş, başarısız bulunmuş ve 130 yıl bir daha gün yüzü görmemişti. Leyla Gencer, 28 Mayıs, 1972 akşamı yine Napoli San Carlo opera binasında Caterina Cornaro’yu yeniden hayata döndürdü. O gece temsil sırasında ses bandına amatörce kaydedilen opera, yıllar sonra 1992’de MYTO Records diye kimsenin tanımadığı bir CD firması tarafından piyasaya sürüldü. Leyla Gencer’in kaderinde sahnelerden çekildikten sonra efsaneleşmek ve ün kazanmak vardı. Oysa o, İtalya opera sahnelerinin en geniş repertuarlı sanatçısıydı, çağdaş eserler de dahil olmak üzere yetmiş iki opera vardı dağarında. Kıbrıs kraliçesi Caterina Cornaro da bunlardan biriydi.

Kıbrıs-Venedik ilişkileri

Operanın konusu gerçek bir tarihi olaya dayanmakta. Aslında Kıbrıs’ın tarihi söz konusu burada. Kıbrıs, Haçlı seferleri sırasında Kudüs’e ulaşım açısından çok önemli bir toprak parçasıydı. 12. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Guy de Lusignan adlı Fransız şövalye Kıbrıs’ta bir krallık kurmuştu. Hikaye olunur ki 1366’da Lusignan’lardan biri Kıbrıs krallığını Osmanlı işgaline karşı koruyabilmek için Kuzey Avrupa’da maddi ve manevi destek aramaya çıkar ama kimseden pek yüz bulamaz. Tam umudunu kesip geri dönecekken Venedik’e uğrar, derdini Venedik Dukası Marco Cornaro’ya anlatır. Cornaro ailesi çok zengindir, hem Lusignan’ı ağırlarlar hem de Kıbrıs’ın güney sahillerindeki verimli toprakları satın alarak kralı eli boş göndermezler. Kıbrıs ve Venedik ilişkisi böylece mühürlenmiştir.

Caterina Cornaro (1454-1510) Gentile Bellini'nin portresinde

Yüz yıl sonra 1460’lı yıllarda Lusignan ailesi yine Cornaro ailesinden yardım ister. Bu kez iki üvey kardeş arasındaki iktidar kavgası dolayısıyla iç savaş patlamıştır adada. Marco ve kardeşi Andrea Cornaro, evlilik dışı olan kardeş Jean Lusignan’ın tarafını tutarlar ve onu tahta geçirirler, karşılığında da Marco’nun 14 yaşındaki kızı Caterina ile evlenmesini şart koşarlar.

Buraya kadar tarihi gerçekler konuşuyordu. Ama şimdi, hayal dünyasına giriyoruz. Perde açıldığında Venedik’teki Cornaro Sarayı’nın balo salonunda buluruz kendimizi. Caterina, genç Fransız soylusu Gerardo ile evlenmek üzere, birbirlerini seviyorlar. Birdenbire salona maskeli bir yabancı giriyor ve düğünün ertelenmesini istiyor. Venedik Dukası Mocenigo’dur bu maskeli yabancı ve Caterina’nın politik nedenlerle Kıbrıs kralı Jean Lusignan ile evlenmesi gerektiğini, kız eğer zorluk çıkarmaya kalkarsa nişanlısı Gerardo’nun öldürüleceğini söyler Andrea Cornaro’ya.

Entrikalar...

Caterina ile Gerardo, iki sevgili kaçmaya karar verirler ama tam o sırada Venedik Dukası ile amcası Andrea, Caterina’nın odasına girerler ve verilen karardan dönülmeyeceğini, en iyisi sevgilisine onu artık sevmediğini söylemek olduğunu, böylece Gerardo’yu da ölümden kurtaracağını söyleyip odadan çıkarlar. Geri gelen Gerardo, Caterina’nın birden karar değiştirmesi üzerine yıkılır. İki sevgili arasındaki sahne iç paralayıcıdır. Sonunda Gerardo, Caterina’yı lanetler ve odadan çıkıp gider. Bu arada Gencer, aryasından sonra seyirciden dinmeyen bravalar ve alkış alır.

1972'de Napoli'de yapılan kayıt

Buraya kadar olanlar operanın prologu, yani konuya giriş sadece. Asıl opera birinci perdede ve Kıbrıs’ta başlıyor. Perde açıldığında Lefkoşa’da bir meydandayız. Caterina, Kıbrıs kralı Lusignan ile evlenmiş ama Venedik’lilerin dalaveraları, entrikaları sona ermemiş. Kıbrıs’ı tümüyle ele geçirme planları yapıyorlar. Lusignan’ı azar azar zehirliyor ve kralın ölümü ile Caterina’nın kraliçe olarak tahta sahip çıkmasını planlıyorlar. Lusignan arkasından çevrilen dolapların ve karısının kendisini sevmediğinin farkında. Bu arada Gerardo da gizlice Kıbrıs’a geliyor ve Venedik komplosuna karşı Lusignan ile işbirliği yapıyor. Eski iki sevgili artık birbirlerini kardeş gibi sevmektedirler ve kaderin öreceği ağları göğüslemeye hazırdırlar.

Gaetano Donizetti’nin Kıbrıs Kraliçesi Caterina Cornaro operası; Caterina Cornaro’yu soprano Leyla Gencer canlandırıyordu. Kıbrıs kralı Lusignan’ı ünlü bariton Renato Bruson’un yorumladığı bu kayıt 28 Mayıs 1972 tarihinde Napoli San Carlo tiyatrosunda eserin ilk oynanışından 130 yıl sonra gerçekleşmişti. (Andrea Cornaro: bariton Luigi Risani, Gerardo: tenor Giacomo Aragall, Mocenigo: bas Plinio Plabassi. Napoli San Carlo Tiyatrosu Orkestra ve Korosunu Carlo Felice Cillario yönetiyor.)